Bir Demet Hasret

• 23/10/2009 - Yol Hikayeleri.. 2

 


   Yolculuğun henüz başında sayılırdım .Araba tamamen kontrolümdeydi direksiyonu ne tarafa çevirirsem o tarafa gidiyordu ,gaza bastığım zaman gidiyor frene bastığım zaman duruyordu.Hakimiyetin bende olması ,bende garip bir sevinç uyandırmıştı. Aile olsun iş hayatı olsun ,yada çevre baskısı yüzünden zaman zaman baskı altında olmak bilinçaltı bir boşluk yapmış demekki ,arabanın üstünde tek hakim olmak mağrur bir komutan edası veriyordu bana . Ellerim direksiyona hakimdi,beynimde ellerime; ya beynime kim hakimdi ? Orda durdum , daha fazlası zihnime yorgunluk verecekti .
 
  Gözlerim kadrana takıldı , arabayı benim kullanmama rağmen ordaki ikaz lambaları herhangi bir aksaklık olduğunda haber verecekti . Benzin bitiyor ,yağ eksildi , suyu azaldı gibi . Hakim olduğumu sandığım şeyin demekki bütününe hitap edemiyordum yada içini bilemiyordum . Hayattada böyle değilmiydi çok güvendiğimiz kimselerin ,yada sahibi olduğumuz, hükmettiğimizi sandığımız kişilerin bazı tavır ve davranışları karşısında hayret ve dehşete düştüğümüz olmuyormuydu ? Önceden yalan söyleyen insanın yüzü kızarırdıda ,kadrandaki gibi sinyal verirdi, şimdi insanlar yalanda hilede aldatmada öyle ustalaşmışlarki kimseyi tanıyamıyor bilemiyorsun gibi düşüncelerle giderken yol çizgileri bana yardımcı oluyordu ,sollanacak ,şerit değiştirelecek yada değiştirilmeyecek yerleri ok işaretleri ile mecburi istikametleri gösteriyordu.

  Karşıma yine sınırlar çıkmıştı ,yol çizgi sınırları; o sınırları aşarsam asla hedefime varamayacaktım.Yol üzerinde köyler kasabalar geçiyordum ,bir çoğu tam hayalimdeki yaşamak istediğim yerlerdi , ama oralara takılırsam gideceğim yere asla ulaşamazdım . Zaman zaman hayatımdaki duraklar aklıma geldi, yaşamımdan kesitler , bana vadedilen güzel yaşamlar, tıpkı bu güzel manzaralı köyler gibi ,o an sınırı aşmış olsaydım geçici olarak mutluda olabilirdim ama bu günkü huzurlu hayatımı asla bulamazdım . Demekki öyle her güzel görünene kanmayacakmışım. az daha ilerde vakti geçmekte olan namazı kılmak için duracak uygun bir yer arıyordum .Sanırım bir hayırsever yada yakın civardaki köylüler tarafından yaptırılan küçük bir mescit vardı yol kenarında .Çeşme şırıl şırıl akıyor önündeki havuzdan sırtına çalı yüklenmiş merkep su içiyordu .
  
  
  Arabayı sağa çekerek durdum ve selam verdim selamımı alan köylü o çook eskiden bildiğimiz gülecen köylülerden değildi . Ya yaşam şartları onlarıda bezdirmişti yada artık afedersiniz ukala şehirlilerden bıkmışlardı .Soğuk tavrından olacakki fazla konuşma ihtiyacı hissetmemiştim .Direk çeşmeden abdest alıp mescide girdim .namazı kılıp çıktığımda köylü kapıya yakın bir yerde oturmuş sanki beni bekliyordu . Bir şeyler diyecek diyemiyor gibiydi ,yaşca benden küçüktü. Biraz daha samimi bir tavırla " buralardan mısın? arkadaş" dedim. Önce merkebe baktı sonra bana baktı " beni evliya çelebi sandın heral " dedi gülümseyerek . Gaf yaptığımın farkına varmıştım , oralardan olmasa sırtında çalı yüklü merkebiyle ne işi vardı o çeşme başında .. ama bu cevabı hoşuma gitmişti demekki hem akıllı hemde zeki bir şahısla karşı karşıyaydım. Toparlandım " kusura bakma " dedim " tanışmak konuşmak için söyledim, belli ki buralısın , hangi köydensin ?"
" Şekerli " dedi kısaca ." Sizin köyde pancarmı çokmu olur ki adı öyle olmuş " dedim . "hayır" dedi " bilakis bizim köyde pancar yetişmez " .dikkatimi çekmişti ,altından entresan bir hikaye çıkacaktı sanki .. "peki " dedim " neden öyle olmuş?" devam etti " zamanında ihtiyar heyeti toplanmış köyün adı şumu olsun bumu olsun diye tartışırlarken bir ihtiyar çerçi gelir köye artık kimdir necidir bir daha gören olmamış ama bir hikaye anlatmış ve hep dilden dile dolaşır durur, anlattığı hikaye şu; bir zamanlar bütün tatlılar toplanmışlar helvası hoşmerimi baklavası sütlacı v.s. vs. şeker başkanlık ediyormuş toplantıya .demişki hepinizi tatlısınız ama hepinizi tatlandıran benim demiş itirazı olan varmı ? hepsi haklısın doğrusun adlarımız ayrı ama tatlarımız bir demişler , kenarda duran tatlılardan biri hiç sesini çıkarmıyormuş ,öylece dinliyormuş .şeker ona sesini yükseltmiş demişki herkes beni tasdiklediler ama sen sesini çıkarmadın bir itirazınmı var . itirazım yok demiş ama bir sorum var .sor bakalım demiş şeker.. hepimizi sen tatlandırdın ama seni kim tatlandırdı ben bunu merak ediyorum deyince şekerin dili boğazına kaçmış... artık ihtiyar heyeti sorunun cevabını buldumu bilmiyorum ama gel zaman git zaman bu hikaye yayıldıkca köyün adıda kendiliğinden oluşmuş.. " 
  
 
  Beni derin bir düşünce almıştı .gözlerim dalmış bakıyordum " peki hoca " dedi ,kafasında beni bir kalıba oturtmuştu anlaşılan .yada herkese öyle diyordu . Hoş şikayetcide değildim .. " söyle bakalım balı ne yapar ?"dedi. Şaşırmıştım "!!!??? Arı " diyebildim . "peki hoca ,arıyı kim yapar " deyince ben iyice afallamıştım . ilk selamda beğenmediğim köylü beni zekasıyla yerden yere vuruyordu.Sözlerine sesini yumuşatarak devam etti " hava kararmak üzere namazı bu kadar geç vakte bırakma hoca ,vargit yolun açık olsun " boğazım düğünlenmiş konuşamamıştım. Elini sıkarak "eyvallah" diyebilmiştim sadece . Burda durmam bu köylüyle konuşmam bir tesadüf değildi. Zaten hayatta tesadüf diye birşey yoktu ...

 
  Arabaya binmiş şekerin hikayesini arıyı kimin yaptığını düşünürken hava kararmış farları açmıştım, yine hayat dedim . Farlar olmasa bu yolda ilerlemem imkansızdı ve bana ışık olanlar olmasa hayatta sürekli yanlış yollara sapardım belkide büyük kazalar yapardım .evet yolda nasıl farlar gerekliyse hayattada insana ışık olacak arkdaş eş dost yada bir hoca gerekliydi,bazende beğenmediğimiz bir köylü !!...

 
  Artık ulaşmak istediğim şehre yaklaşmıştım . Yolculuğu bir hayat kabul ettim . Doğumum, şehrin çıkışıydı. Radar levhaları , anne babamın ilk öğrettikleri bilgilerdi. Yol çizgileri , ilkokulda öğretilen ilk kurallardı. Duraklar tesisler benzinlikler, insanın evlenmesi askerliği çocuklarının olması . Eğer kötü bir yerde duraklamış iseniz bu bütün yolculuğunuzu yada bütün hayatınızı etkiliyordu değil mi ?..Havanın kararmasıda bir ibret ,insanoğlunun hayatında ki zor anları gibi . Işık olacak bir eş yada dost yoksa , sabah olması ne kadar uzun sürer..

 
  Evet hayat bir yolcuktu , bedende bir arabaydı , onu nasıl kullanmak istersek öyle kullanıyorduk .Mükafatını yada mücazatını yine kendimiz görüyorduk.Şükretmemiz gereken yer ise önümüzde bizlere mutlu yaşam reçetesini veren peygamberimiz vardı ve biz bu reçeteye uyduğumuz sürece hayat denen yolda asla kaza yapmayacak ve ahirete göre çok ama çok kısa olan bu yolda, mutlu yaşayıp, ebedi hayatada mutlu gidecektik .. Hayırlı mutlu yolculuklar dileklerimle Sevgiyle kalın....

 

 

(murat)


.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-10-28 20:18:43 - selam

Yazan: metekan

______##########______________
_____#############____________
____##############____________
___#######______###___________
___######________##__##_______
___######____________###______
___#####_____________######___
___#####____________#######___
___#####___________#######____
___#####____________######____
___#####_____________######___
___######____________###_##___
____######_______#___##_______
____#######____###____________
_____############_____________
______##########______________
________######________________

bağamsızlığımızı çekemeyen ermeni uşakları çatlasın...
ODU MİLLET ELE TAM BAĞAMSIZ TÜRKİYE...
bağamsızlığımızın 86. yılı tüm türkiyeye hayırlı olsun...
......................................
hiddetlidir bu devran böyle devam edemez
böyle gelmiş diyorlar ama böyle gidemez
bir kaç sığır çobanı milletimi güdemez
OSMANLI tokadımız duyulacaktır fastan...
geçmişimiz bellidir destan yazacağız destan!!!
______##########______________
_____#############____________
____##############____________
___#######______###___________
___######________##__##_______
___######____________###______
___#####_____________######___
___#####____________#######___
___#####___________#######____
___#####____________######____
___#####_____________######___
___######____________###_##___
____######_______#___##_______
____#######____###____________
_____############_____________
______##########______________
________######________________
Bağlantı

• 2009-10-27 14:17:03 - Merhaba...

Yazan: ustad042
Çok etkileyici ....
Evet haklısınız biz birer yolcuyuz ama malesef yolcu olduğumuzu unutuyoruz
sanki buranın yerlisimişiz gibi davranıyoruz... Tabik ucu ucunu eklediğiniz
herşey yine yaradana dayanıyor mutlaka bir yaratıcı var..
Paylaşımınız için çok tşkler ... Unutmayalımki yaptığımız herşeyin
cezazı ve ödülü muhakkak var kimse başı boş değil...
herşey gönlünüzce olsun
Bağlantı

• 2009-10-26 12:28:51 - merhaba

Yazan: sehnaz62
tebrikler canım kardeşim...zevkle okudum....harika bir hikayeydi....

vefalı dostum....güzel bir hafta dilerim....sevgiler Murat..
Bağlantı

• 2009-10-25 20:32:11 - Merhaba...

Yazan: suskunbiradam
Bir hayat sorgulaması. Sadece sizin değil, insan hayatının sorgulaması ve yaşama tarzını anlatmışsınız. Çok da güzel olmuş doğrusu...

Hele o köylünün pratik zekası... Anadolu'nun her köşesi böyle insanlarla dolu.. Yani atıl kapasite... Ya da fırsat verilmemiş insanlar demek daha doğru...

Selamlar...
Bağlantı

• 2009-10-25 14:58:42 - :)

Yazan: sahmat000
yorumun için çok teşekkür ediyorum. nacizane benin nacizane yazıları işte:)

düşündüren bir yazı yazmışsın. o köylüye selam olsun burdan. doğrusuçok akıllıymış...

sağlıcakla
Bağlantı

• 2009-10-24 23:55:04 - merhaba

Yazan: mhtplvr
tesekkürederim.çok düşünceli birisin.yazdıkların çok güzel ve icten,eline agzına saglık.sevgi ve saglık dolu günler seninle olsun.
Bağlantı

• 2009-10-24 17:47:23 - SELAM

Yazan: metekan
şablona azerbaycan bayrağını eklediğin için teşekkür ederim.sitendeki yazılar güzel.
başarılarınızın devamını dilerim.
iyi günlar.
Bağlantı

• 2009-10-24 09:40:10 - selammm (sevgiliyolu)

Yazan: isimsiz
Sevgili Murat bu yolculukta sen kendinle de hesaplaşmışsın, yada kendini hayatı insanları sorgulamışsın ki, insanlar bunu zaman zaman yapmalıdır aslında.
Ben bu sorgulamayı bir parkta yürürken yapmıştım son zamanlarda, sende araba kullanırken yapmışsın.
İnsanların yalan söyleyip söylemediğini,iyimi kötümü olduğunu, anlabilmemiz için pinokyo gibi burunları olmuyor neyyazıkki:))hayatımız elimizdeki direksiyon gibi olamıyor,öyle olmuş olsaydı,hep parlağa konardık kuş misali, inan hayat tek düzeyde yaşşanırdı çünkü o dümen hep iyiye hep güzele hep dogruya yol almak isterdi ki hayat böyle değil işte.
Hayat bir sevgiyolu ama yolda bazen dikenler bazen çakıllar bazende papatyalar var, sen papatya tarlalarını yok etmeden geçeyim derken kendini bilmezin biri çıkıp tarlalar gibi senin rotanı, felegini degiştirebilir ki o yüzden hep doğrularla karşılaştırsın yolumuzda Rabbim. Çıktığın yolculuğuda seninle bizede yaşattın köylü adam bile gözümde canlandı:))
sevgiler diliyorum sevgili MURAT.
Bağlantı

Hakkımda

Biz iki muhabbet arkadaşı Gizem ve Murat bu blogu kurmaya ,içinde kötülük olmayan şeyleri paylaşmaya karar verdik. Bazen kendi yazımız ,bazende güzel yazıları yayınlayacağız ,bazı kendi gönlümüzü ferahlatacağız ,bazende gönüllere derman olacağız . Tabi hepsi Allah'ın izni ve sizlerin dualarıyla .Sevgiyle Kalın..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

bayrak TÜRK MİLLETİ AZERİLERİN YANINDA

TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/METEKAN/

Arkadaşlar

zero1
nergizcankul
amozonik
gozlerindesakla
Blogcu Yardım
sevgi penceresi
pelin85
ataberkakturk
MURAT TUNA
metekan
fatihinsatirlari
ecom
hikayemsin
kumtanesi2008
sehnaz62
gulnagme
kayipsehirler
sevgiliyolu
karbeyaz34
suskunbiradam
sema042
sevdabahcem34
uzakdiyarlardan
savasciozgun
uzgunkizasli
sevgidaimolsun
asiruzqar
sevgimdesin
turuncudunyam
mhtplvr
ustad042
gizemm71
oycaptainmycaptain
RadyoAsiFM
biricigim-21
Ulaş Baltacı
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa