Bir Demet Hasret
• 20/10/2009 - Yol Hikayeleri.. 1

Geçen haftasonu şehir dışına çıktım . Araç kullanırken bir çok şeyi düşünmeye zaman olabiliyor. Stres atmak amaçlı çıktığım bu yolculukta başka şeyler düşünmeyecek sadece yola ve çevresindekilere dikkatimi verecektim.Bu sefer farklı olacaktı ,gideceğim yere bir kaç saat sonra ulaşacaktım ama gerekirse sağa çekip manzaranın tadını çıkaracak yada yol kenarı bir kahvehaneye uğrayıp oranın halkıyla sohbet edecektim . Daha yolculuğa başlarken şehrin çıkışındaki radar levhası dikkatimi çekmişti . Hızlı gitmemem gerekiyordu ceza yazabilirlerdi. Demekki herşeyin bir sınırı vardı ve o sınırı aşmamak gerekiyordu. İstemedende olsa geçmiş hayatımda sınırları aştığım yerler geldi aklıma ,evet ne zaman sınırı aştıysam cezasını çekmiştim ,yada Rabbimin merhametine uğramış uyarılmıştım.. Hızımı düşürdüm ,bunu cezadan kurtulmak için yapmıştım ama , aracı daha rahat kullanıyordum , kendimi biraz daha güvende hissetmiştim . Sağımda ekili arazilar solumda ise dağlık ormanlık bir bölge vardı . Hergün yediğim ekmeğin bu topraktan çıktığını ve soframıza gelinceye kadar ne meşekkatler çektiğini düşününce , ekmeğe biraz daha saygı hatta bütün nimetlere biraz daha saygı gösterilmesi gerektiğini kendi kendime analiz ettim .Daha sonrasında güzel yurdumda bir günde milyonlarca evet milyonlarca ekmeğin çöpe gittiğini akabinde bir çok kimsenin açlıktan kıvrandığını bazı ükelerde açlıktan ölenleri düşününce içimi derin bir burukluk sardı . Sadece ekmek değil yediğim her lokmada bir emek vardı ,paranın satın alamayacağı bu emeğin karşılığı ancak o nimete saygı göstermek ve bu nimeti bize verene hamd etmek olabilirdi .. Evet ilk gördüğüm radar levhası sadece yol için değildi ,hayatımızın bütün alanlarında sınırlama yapmak gerekiyordu . Bu sınırlama özgürlüğü elden almak değil bilakis özgürlüğün devamı için gerekli olan şeylerdi. O an gözümün önünden film şeridi gibi geçen hayatımda sınırları aştığım yerler aklıma geldi .Biliyordum ki bu sınır aşmaların sadece kendime zararı yoktu ,bir çok kişiyi üzmüştüm , benim yüzümden akıtılan bir damla gözyaşınin bile hesabını veremezdim . bunların hepsi dünyaya geldiğimde yada aklım erdiğinde bana gösterilen radar levhasına uymadığımdan dolayı olmuştu Yemek yerken bile sınırı aşıyordum ve bir kaç dk sonra o midemin şişkinliğinden dolayı cezasını çekiyordum hatta aklıma o anda yemek masamın üstüne radar levhasına benzer bir resim koymak bile aklıma geldi . Acı gerçek şu ki insanın cebinden bişeyler çıkmadıktan sonra çokta çabuk akıllanmıyoruz.. sigara paketlerinin üzerinde o kadar ikaz varken hala neden içiyoruz . Hayattan bıkkınlık mı var; yoksa sermayesi olmayan bu hayatı çabuk harcama hevesinde miyiz ? derken elimin yine pakete gidip bir tane daha yaktığımın farkına sonradan vardım. Benmi yolun üstünde gidiyordum ,yol mu arabanın altından kayıyordu ? bilmiyorum ama huzur veren bir yolculuk oluyordu.Az daha ilerde trafik çevirmesi vardı bir kaç araba peşpeşe sağa durmuştu benim plakamı kontrol eden polis memuru birde elindeki kağıda göz attıktan sonra , bana devam işareti yaptı . Demek ki hızlı gelsem sağa çeken araçlardan biride ben olacaktım .sınırları aşmamıştım ve çok faydasını görmüştüm , birincisi arabam daha az yakıt tüketmişti ,ikincisi cezadan kurtulmuş param cebimde kalmıştı, üçüncüsü strese ve kaza riskine girmeden bazı şeyleri düşünerek güzel bir yolculuk yapmıştım.. Bunu hayatımdada uygulamalıyım diye aklımdan geçerek yola devam ettim... Yolculuk devam ediyordu . bu yazıda devam edecek; şimdilik hoşcakalın .. SEvgiyle Kalın..
(Murat)
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
|
|
|
|
|
• 2009-10-25 20:08:18 - Merhaba...
Her ne kadar yol üzerindeki manzaralardan, olaylardan söz edilse de bu bölümde asıl amaç sınırları aşmak konusu idi. Sınırda kalmanın güven duygusuna, hatta güvenli olmaya katkısı...
Burada düşündüm şimdi de, sanırım biraz insanların yaşlarıyla ilgili olduğunu düşünsek de, yaşadıklarıyla da ilgili sınırlarda kalmak ya da sınırları zorlamak.
Yaşamakla ölmek arasındaki çizgi basit gibi görünse de düşünüldüğünde çok derin bir hat.
Hemen bir örnek vereyim. Yıllar önce Tekir Yaylası civarında Pozantı'ya doğru yol alırken otobanda hızım 200 KM idi ve yol tamamen boştu. Zaten bana o hızı yaptıran da otoban oluşu ve sabahın ilk saatlerindeki yolun boş oluşu idi. Ama yaradan öyle bir uyardı ki beni! Yanımdaki kişinin eli camda idi o hızda ve işte tam bu anda bir karga ön cama çarptığında sadece bomba gibi bir ses hatırlıyorum. Yanımdakinin eli camda olmasa, cam patlayacak ve belki de facia olacaktı.
Anladım ki görünenler yetmiyor tehlikesizliğe... Cam patlaması, rot çıkması, teker patlaması, fren boşalması gibi etkenler de var... İşte o zamanda sınırlarıma döndüm...
Sevgi ve selamlarımla...